Kurbağaların Gece Ötüşünü Dinlediğim O Yaz Akşamı
Kayseri’de yaşadığım apartmanın küçük balkonunda oturup günlüğüme yazı yazmayı alışkanlık haline getireli uzun zaman oldu. Bazen bir günün en önemli anı, yaşadığım büyük bir olay değil; sessizce fark ettiğim küçük bir ayrıntı oluyor. Geçen yaz yaşadığım bir akşam da tam olarak böyleydi.
25 yaşındaydım ve hayatımın biraz karışık bir döneminden geçiyordum. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünüyordu. İşime gidiyor, insanlarla konuşuyor, günlük işlerimi yapıyordum. Fakat içimde sürekli taşıdığım bir yorgunluk vardı. Bazı hayallerimi ertelemiş, bazı kararlarımı sürekli sonraya bırakmıştım. Kendime kızıyor, neden istediğim gibi ilerleyemediğimi sorguluyordum.
O akşam Kayseri’nin serinleyen havasında balkona çıktım. Elimde kahvem, yanımda yıllardır tuttuğum eski defterim vardı. Gökyüzüne bakarken uzaktan gelen bir ses dikkatimi çekti. Önce nereden geldiğini anlayamadım. Sessizliğin içinde düzenli aralıklarla yükselen bir sesti bu.
Kurbağalar ötüyordu.
Yıllardır doğanın içinde duyduğum ama üzerinde hiç düşünmediğim bir sesti. O an elimdeki kalemi bıraktım ve sadece dinlemeye başladım. İçimde garip bir huzur oluştu. Belki de günlerdir ihtiyacım olan şey, büyük cevaplar değil, küçük bir sesin bana hayatın devam ettiğini hatırlatmasıydı.
Gece Gelen Sesin Ardındaki Merak
O gece günlüğüme ilk yazdığım cümle şuydu:
“Bazı sesler insana bir şey anlatmak için değil, yalnız olmadığını hissettirmek için gelir.”
Gerçekten de öyle hissetmiştim. Kurbağaların gece ötüşü bana tuhaf bir şekilde yakın gelmişti. Sanki doğanın içinde devam eden küçük bir konuşmaya kulak misafiri oluyordum.
Ertesi gün bu sesin sebebini araştırmaya başladım. Çocukluğumdan beri kurbağaları bilirdim ama neden özellikle geceleri daha çok öttüklerini hiç merak etmemiştim.
Öğrendiğimde şaşırdım. Kurbağalar genellikle gece saatlerinde daha aktif hale gelir çünkü gece ortamı onlar için daha güvenlidir. Gündüz sıcaklığı ve avcıların hareketliliği onları daha temkinli yaparken, gecenin sakinliği hareket etmeleri için uygun bir zaman oluşturur. Ayrıca erkek kurbağalar, dişileri kendilerine çekmek için özel sesler çıkarır. Yani gecenin sessizliğinde duyduğumuz o ötüşler aslında doğanın içindeki bir iletişim şeklidir.
Bunu öğrendiğimde yüzümde küçük bir tebessüm oluştu. Çünkü o zamana kadar yalnızca rastgele bir ses sandığım şeyin aslında bir amacı olduğunu fark ettim.
Bazen insan hayatında da böyle olmuyor mu?
Dışarıdan anlamsız görünen bekleyişlerin, sessiz kalışların veya gecikmelerin içinde aslında fark etmediğimiz bir anlam saklı olabiliyor.
Kayseri’nin Sessiz Bir Gecesinde Kendimi Dinlemek
O yaz boyunca bazı geceler özellikle balkona çıkmaya başladım. Telefonumu kenara bırakıyor, birkaç sayfa günlük yazıyor ve kurbağaların sesini dinliyordum.
Normalde sessizlik bana bazen ağır gelirdi. Çünkü sessizlik insanın kendi düşünceleriyle baş başa kalması demekti. Kaçtığım şeyler, ertelediğim kararlar ve yüzleşmek istemediğim duygular sessizlikte daha fazla ortaya çıkıyordu.
Fakat o gecelerde farklı bir şey oldu.
Kurbağaların ötüşünü dinlerken kendime daha dürüst davranmaya başladım. Hayal kırıklıklarımı kabul ettim. Başarısız olduğumu düşündüğüm zamanları hatırladım. Bazı insanlara verdiğim değerin karşılığını alamadığımda hissettiğim kırgınlığı düşündüm.
Evet, üzülmüştüm.
Bazen çok istediğim şeylerin gerçekleşmemesi beni yormuştu. Kendimi başkalarıyla kıyasladığım zamanlar olmuştu. Yaşıtlarımın hayatlarında ilerlediğini görüp kendi yerimde saydığımı düşündüğüm anlar vardı.
Ama o gece kurbağaların sesi bana başka bir şey öğretti.
Doğada herkesin kendi zamanı vardı.
Bir kurbağa gece boyunca sesini duyurmak için bekliyordu. Acele etmiyor, başkasının zamanına bakmıyordu. Kendi varlığını anlatmak için doğru anı kolluyordu.
Belki benim de yapmam gereken buydu.
Kurbağaların Gece Ötmesi Hayat Hakkında Bana Ne Öğretti?
Birçok insan kurbağa sesini sıradan bir doğa sesi olarak görür. Fakat benim için o yazdan sonra farklı bir anlam kazandı. Çünkü artık o ses bana yalnızca hayvanların çıkardığı bir ses gibi gelmiyordu.
Kurbağaların gece ötmesinin birkaç önemli nedeni vardır.
Gece Daha Güvende Olmaları
Kurbağalar hassas canlılardır. Gündüz saatlerinde sıcak hava, kuruma riski ve bazı avcılar nedeniyle daha dikkatli davranırlar. Gece olduğunda hava serinler, nem artar ve hareket etmeleri kolaylaşır.
Bu yüzden birçok kurbağa türü gece saatlerinde daha aktif olur.
Ben bunu öğrendiğimde garip bir şekilde kendimle bağlantı kurdum. Çünkü ben de hayatımın bazı dönemlerinde geri çekilmeyi seçmiştim. İnsanlardan uzak durduğum, kendimi dinlemek istediğim zamanlar olmuştu.
O dönemlerde kendimi başarısız sanmıştım.
Ama belki de sadece güç topluyordum.
Eşlerini Bulmak İçin Seslerini Kullanırlar
Kurbağaların gece ötmesinin en önemli nedenlerinden biri çiftleşme dönemlerinde eşlerini çağırmalarıdır. Erkek kurbağalar çıkardıkları seslerle dişilere ulaşmaya çalışır.
Bu aslında doğanın en eski hikâyelerinden biridir.
Bir canlının kendini duyurma çabası…
Birinin onu fark etmesini beklemesi…
Bir umutla seslenmesi…
Bunu düşündüğümde içimde büyük bir duygu oluştu. Çünkü insan da hayatı boyunca aslında kendini anlatmaya çalışıyor. Sevdiği insanlara, ailesine, arkadaşlarına ve bazen sadece kendisine “Ben buradayım” demek istiyor.
Sesleriyle Alanlarını Belirtirler
Bazı kurbağalar çıkardıkları seslerle kendi bölgelerini belirler ve diğer erkekleri uzak tutmaya çalışır. Yani o ötüşler yalnızca bir çağrı değil, aynı zamanda bir varlık göstergesidir.
Bunu düşündüğümde kendi hayatımdaki mücadeleleri hatırladım.
Bazen kendimizi göstermek zorunda kalıyoruz. Bazen sessiz kaldığımızda kimse bizi fark etmiyor gibi hissediyoruz. Fakat önemli olan başkalarının sesinden daha yüksek çıkmak değil, kendi sesimizi kaybetmemek.
Unutamadığım O Gece
Aradan aylar geçti ama o geceyi hâlâ unutamıyorum.
Çünkü o gece hayatımda büyük bir değişiklik olmadı. Bir anda bütün sorunlarım çözülmedi. Ertesi sabah uyandığımda bütün endişelerim kaybolmamıştı.
Ama içimde küçük bir umut oluşmuştu.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey hayatının tamamen değişmesi değildir. Bazen sadece farklı bir pencereden bakabilmektir.
O gece balkonumda otururken kendimi çok yalnız hissediyordum. Geleceğim hakkında kafam karışıktı. Attığım adımların doğru olup olmadığını bilmiyordum. İçimde büyük bir belirsizlik vardı.
Sonra kurbağaların sesini duydum.
Onlar da karanlığın içindeydi.
Onlar da geceyi yaşıyordu.
Ama yine de seslerini çıkarıyorlardı.
Belki de bana anlatmak istedikleri şey buydu: Karanlık zamanlar, sesimizi kaybetmemiz gereken zamanlar değildir.
Günlüğümde Kalan Bir Hatıra
O günden sonra günlüklerimde doğayla ilgili daha fazla şey yazmaya başladım. Çünkü fark ettim ki bazen insan kendini anlamak için dışarıdaki dünyaya bakmalı.
Bir ağacın sabrında, yağmurun sakinliğinde, kuşların özgürlüğünde ve kurbağaların gece çağrısında kendimizden bir parça bulabiliyoruz.
Bir gece yine balkonumda otururken aynı sesi duydum. Bu kez yüzümde endişeli bir ifade yoktu. Sadece dinledim.
Kurbağalar yine ötüyordu.
Belki bir eş arıyorlardı.
Belki bölgelerini koruyorlardı.
Belki sadece var olduklarını dünyaya duyuruyorlardı.
Ama benim için anlamı çok daha farklıydı.
O ses bana umut veriyordu.
Çünkü hayat bazen sessizleşir. Bazen beklediğimiz cevaplar hemen gelmez. Bazen çabalarımızın karşılığını göremeyiz. Hayal kırıklıkları yaşarız, yoruluruz ve kendimizi sorgularız.
Fakat doğa bize her zaman bir şey hatırlatır.
Her gecenin içinde bir hareket vardır.
Her sessizliğin içinde bir hikâye vardır.
Her canlının söylemek istediği bir şey vardır.
Bu içeriğimizle “Kurbağalar neden gece öter” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Newista okurlarına sevgilerle!
Kurbağaların Gece Ötüşü ve İçimde Bıraktığı İz
Bugün hâlâ Kayseri’de bazı geceler balkona çıktığımda o tanıdık sesi arıyorum. Bazen duyuyorum, bazen duymuyorum.
Ama artık biliyorum ki önemli olan yalnızca sesi duymak değil.
Önemli olan o sesin bana hissettirdiklerini hatırlamak.
Kurbağaların gece ötmesi bana doğanın ne kadar sabırlı olduğunu gösterdi. Bana kendi zamanımı beklemeyi öğretti. Bana herkesin görünmeyen bir mücadelesi olduğunu hatırlattı.
Ben de artık hayatımdaki sessiz dönemlere eskisi gibi bakmıyorum.
Eskiden sessizliği bir eksiklik olarak görürdüm. Şimdi ise bazen büyümenin, hazırlanmanın ve yeniden başlamanın bir parçası olduğunu düşünüyorum.
O küçük canlıların gece boyunca çıkardığı ses, benim için sadece bir kurbağa sesi değil.
O ses, umut etmeye devam eden herkesin hikâyesi gibi geliyor.
Çünkü bazen en karanlık gecelerde bile birileri sesini duyurmaya devam eder.
Ve belki de bizi hayata bağlayan şey, tam olarak o küçük sestir.